"lace into" en Turkish
Definición
Birini ya da bir şeyi enerjiyle, genellikle sert bir şekilde sözlü ya da fiziksel olarak eleştirmek veya saldırmak.
Notas de Uso (Turkish)
Bu ifade gayriresmidir ve en çok Avustralya, İngiltere ve ABD'de görülür. Genellikle sözlü sert eleştiri için kullanılır. Ayakkabı bağcığı anlamı yoktur; tamamen deyimsel bir ifadedir.
Ejemplos
After the mistake, the coach laced into the players.
Hatanın ardından antrenör oyuncuları **sertçe eleştirdi**.
He laced into his brother for breaking the window.
Kardeşine pencereyi kırdığı için **sertçe çıkıştı**.
The teacher laced into the class for being noisy.
Ders sırasında gürültü yapan sınıfı öğretmen **azarladı**.
She really laced into me when I forgot her birthday.
Onun doğum gününü unuttuğumda bana gerçekten **sertçe çıkıştı**.
The critics laced into the movie after the poor reviews.
Kötü eleştirilerin ardından eleştirmenler filme **sertçe yüklendi**.
If you make that mistake again, the boss will lace into you.
Aynı hatayı tekrar yaparsan patronun sana **sertçe çıkışır**.