"insurmountable" en Turkish
Definición
Çözülmesi veya aşılması mümkün olmayan, çok büyük bir problem ya da engeli ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmi ya da yazılı dilde, önemli zorluklardan bahsederken kullanılır. Küçük, günlük problemler için uygun değildir.
Ejemplos
The mountain seemed insurmountable to the climbers.
Dağ, dağcılar için **aşılması imkansız** görünüyordu.
They faced insurmountable problems during the project.
Projede **aşılması imkansız** sorunlarla karşılaştılar.
It was an insurmountable task for one person.
Bu, bir kişi için **aşılması imkansız** bir görevdi.
At first, moving to a new country felt insurmountable, but she managed to adapt.
Başta yeni bir ülkeye taşınmak **aşılması imkansız** gelmişti, ama o uyum sağladı.
Sometimes life throws insurmountable odds at you, but you find a way through.
Bazen hayat sana **aşılması imkansız** zorluklar çıkarır, ama bir yolunu bulursun.
The company seemed doomed by insurmountable debt, yet somehow survived.
Şirket, **aşılması imkansız** borçlar yüzünden batacak gibi görünüyordu ama bir şekilde ayakta kaldı.