"inevitable" en Turkish
Definición
Olması kesin olan ve önlenemeyen olay veya durumları anlatır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok ciddi ve kaçınılmaz olaylar için, resmî bağlamda kullanılır. 'it was inevitable that...' ve 'the inevitable result' gibi kalıplarda sıkça geçer; günlük basit olaylar için kullanılmaz.
Ejemplos
It is inevitable that the sun will rise tomorrow.
Güneşin yarın doğacağı **kaçınılmaz**.
Some change is inevitable in life.
Hayatta bazı değişiklikler **kaçınılmazdır**.
Death is an inevitable part of nature.
Ölüm doğanın **kaçınılmaz** bir parçasıdır.
After so much rain, flooding was inevitable.
Bu kadar çok yağmurdan sonra sel olması **kaçınılmazdı**.
They argued for hours, but it was inevitable they'd have to agree eventually.
Saatlerce tartıştılar ama sonunda anlaşmaları **kaçınılmazdı**.
You can’t avoid mistakes forever; some are just inevitable.
Hatalardan sonsuza kadar kaçamazsın; bazıları sadece **kaçınılmazdır**.