"inconsequential" en Turkish
Definición
Gerçek bir etkisi veya önemi olmayacak kadar küçük ya da önemsiz olan şey.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmi ya da akademik bir dilde, önemsenmeye değmeyecek konuları anlatırken kullanılır. 'Önemsiz hata', 'önemsiz detaylar' gibi ifadelerle görülür.
Ejemplos
The error was inconsequential and did not affect the results.
Hata **önemsizdi** ve sonuçları etkilemedi.
She worried about inconsequential things.
O, **önemsiz** şeyler için endişeleniyordu.
Most of their arguments were about inconsequential details.
Tartışmalarının çoğu **önemsiz** detaylar hakkındaydı.
Honestly, it's inconsequential—nobody will even notice.
Dürüst olmak gerekirse, bu **önemsiz**—kimse bile fark etmeyecek.
That rule feels pretty inconsequential these days.
O kural bu günlerde oldukça **önemsiz** geliyor.
Don’t stress over the inconsequential stuff—focus on what matters.
**Önemsiz** şeylere kafanı yorma—önemli olana odaklan.