"incomparable" en Turkish
Definición
O kadar iyi, nadir ya da özgün ki başka hiçbir şeyle karşılaştırılamaz.
Notas de Uso (Turkish)
Özellikle aşırı övgü için resmi veya edebi bir dilde kullanılır. Yaygın ifadeler: 'incomparable beauty', 'incomparable talent'. Günlük karşılaştırmalarda değil, gerçekten eşsiz durumlarda kullanılır.
Ejemplos
The view from the mountain was incomparable.
Dağdan manzara **benzersiz**di.
Her kindness is incomparable.
Onun nezaketi **eşsiz**dir.
The painting has incomparable beauty.
Tablonun **eşsiz** bir güzelliği var.
His talent on stage is truly incomparable—no one else comes close.
Sahnedeki yeteneği gerçekten **benzersiz**—kimse yanına yaklaşamaz.
They offer incomparable service at that hotel—it's the best I've ever experienced.
O otelde **eşsiz** bir hizmet sunuluyor—hayatımda gördüğüm en iyisi.
The chef's signature dish is incomparable—once you try it, you'll never forget it.
Şefin imza yemeği **benzersiz**—bir kere tattıktan sonra asla unutmayacaksınız.