"inarticulate" en Turkish
Definición
Duygu ve düşüncelerini açık ve anlaşılır şekilde sözlü olarak ifade edemeyen kişiyi tanımlar. Genellikle konuşurken anlaşılması zor ve tereddütlü olur.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok sözlü iletişim için geçerlidir, yazılı anlatım için kullanılmaz. Duygu veya düşünceyi dile getirememe anlamına gelir; zeki olmamayı göstermez. 'inarticulate speech', 'inarticulate response', 'inarticulate cry' gibi ifadelerle kullanılır.
Ejemplos
He felt inarticulate when trying to explain his idea.
Fikrini açıklamaya çalışırken kendini **kendini ifade edemeyen** hissetti.
Her inarticulate speech made it hard to understand her.
Onun **anlaşılmaz** konuşması onu anlamayı zorlaştırdı.
The child gave an inarticulate cry.
Çocuk **anlaşılmaz** bir çığlık attı.
Whenever I'm nervous, I get totally inarticulate and can't say what I mean.
Heyecanlandığımda tamamen **kendimi ifade edemeyen** biri oluyorum ve anlatmak istediklerimi söyleyemiyorum.
His answer was so inarticulate that nobody knew what he wanted.
Cevabı o kadar **anlaşılmazdı** ki kimse ne istediğini anlamadı.
I wish I wasn't so inarticulate when speaking in public.
Keşke topluluk önünde konuşurken bu kadar **kendimi ifade edemeyen** olmasaydım.