"in dribs and drabs" en Turkish
Definición
Bir şeyin zaman içinde düzensiz ve küçük miktarlarda gerçekleşmesi veya gelmesi; hepsi birden değil.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle olumsuz ve gündelik durumlarda kullanılır; 'arrive', 'come', 'get', 'receive' gibi fiillerle eşleşir. Resmî yazımda kullanılmaz.
Ejemplos
The donations arrived in dribs and drabs over several months.
Bağışlar birkaç ay boyunca **parça parça** geldi.
The information comes in dribs and drabs, not all at once.
Bilgiler **azar azar** geliyor, hepsi birden değil.
The guests arrived in dribs and drabs throughout the evening.
Konuklar akşam boyunca **parça parça** geldiler.
We only got the results in dribs and drabs, so it was hard to plan.
Sonuçları yalnızca **parça parça** aldık, bu yüzden plan yapmak zordu.
Supplies were sent in dribs and drabs, making the project move slowly.
Malzemeler **parça parça** gönderildi ve proje yavaş ilerledi.
Money for repairs came in dribs and drabs, never enough to finish at once.
Onarım için para **parça parça** geldi, hiçbir zaman tek seferde bitirmeye yetmedi.