"imperceptibly" en Turkish
Definición
Bir şeyin öyle hafif veya yavaş değişmesi ki, kolayca fark edilemez.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmî veya edebî kullanımlarda geçer. 'Değişmek', 'hareket etmek' gibi fiillerle, çok ince ya da fark edilmeyen değişiklikleri belirtmek için kullanılır.
Ejemplos
The colors in the sky changed imperceptibly as the sun set.
Güneş batarken gökyüzündeki renkler **fark edilmeden** değişti.
The temperature dropped imperceptibly during the night.
Gece boyunca sıcaklık **fark edilmeden** düştü.
She smiled imperceptibly at his joke.
O, onun şakasına **belli belirsiz** gülümsedi.
Over the years, his attitude towards work shifted imperceptibly.
Yıllar içinde, onun işe karşı tutumu **belli belirsiz** değişti.
Her voice grew softer and softer, almost imperceptibly fading away.
Onun sesi gittikçe daha da hafifleşti ve neredeyse **fark edilmeden** kayboldu.
The seasons change imperceptibly; one day you just notice it's autumn.
Mevsimler **belli belirsiz** değişir; bir gün bir bakarsın sonbahar gelmiş.