"immovable" en Turkish
Definición
Hareket ettirilemeyen veya fikrini/kararını değiştirmeyen kişi ya da nesne.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok fiziksel olarak hareket etmeyen nesneler veya değişmeyen tutumlar için kullanılır. 'Kımıldamaz nesne', 'değişmez tutum' gibi. Fiziksel olarak direnç gösteren kişiler için çoğunlukla 'inatçı' kullanılır.
Ejemplos
The statue is immovable because it is made of solid stone.
Heykel, tamamen taştan yapıldığı için **kımıldamaz**.
His decision was immovable; he would not change his mind.
Kararı tamamen **değişmezdi**; fikrini değiştirmedi.
The rock was immovable after the landslide.
Heyelan sonrası kaya **kımıldamaz** hale geldi.
She remained immovable even when everyone else gave up.
Herkes vazgeçse de o **değişmez** kaldı.
That man’s opinion is totally immovable; don’t bother arguing with him.
O adamın görüşü tamamen **değişmez**; tartışmaya gerek yok.
The safe was so heavy, it was almost immovable without special equipment.
Kasa o kadar ağırdı ki, özel ekipman olmadan neredeyse **kımıldamazdı**.