"hold your breath" en Turkish
Definición
Kısa bir süre nefes almamak, genellikle su altında, korktuğunda veya heyecanlandığında yapılır. Ayrıca bir şeyi endişeyle beklemek anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Hem doğrudan (nefesini tutmak) hem de mecazi anlamda (heyecanla/bekleyerek endişeyle beklemek) kullanılır. 'Don't hold your breath' demek 'pek umut etme' anlamındadır.
Ejemplos
Can you hold your breath for one minute?
Bir dakika boyunca **nefesini tutabilir** misin?
The children tried to hold their breath underwater.
Çocuklar su altında **nefeslerini tutmaya** çalıştı.
She told him to hold his breath before jumping into the pool.
Havuzun içine atlamadan önce **nefesini tutmasını** söyledi.
Everyone held their breath as the winner was announced.
Kazanan açıklanırken herkes **nefesini tuttu**.
If you think he's going to apologize, don't hold your breath.
Onun özür dileyeceğini düşünüyorsan, **nefesini tutmana** gerek yok.
She held her breath waiting for the test results.
Test sonuçlarını beklerken **nefesini tuttu**.