"heap up" en Turkish
Definición
Bir şeyleri üst üste koyarak büyük bir yığın yapmak. Hem gerçek nesneler hem de fikir, sorun gibi soyut şeyler için kullanılabilir.
Notas de Uso (Turkish)
Gündelik dilde yaygın. Fiziksel nesneler veya sorunlar için kullanılır; insanlar için kullanılmaz.
Ejemplos
The children heaped up the sand to make a big hill.
Çocuklar büyük bir tepe yapmak için kumu **yığdılar**.
Please do not heap up dirty dishes in the sink.
Lütfen lavaboda kirli tabakları **üst üste koymayın**.
She likes to heap up books on her desk.
O, kitapları masasının üzerine **yığmayı** sever.
He tends to heap up work until he feels overwhelmed.
O, kendini bunalmış hissedene kadar işleri **yığma** eğilimindedir.
Old newspapers heaped up in the corner of the room.
Eski gazeteler odanın köşesinde **yığılmıştı**.
Don’t heap up your worries—talk to someone about them.
Endişelerini **yığma**, birisiyle konuş.