"having the time of my life" en Turkish
Definición
Bu ifade, kişinin hayatında unutulmaz ve çok keyifli bir deneyim yaşadığını anlatır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir; sıradan eğlenceler için değil, gerçekten unutulmaz ve özel anlar için kullanılır.
Ejemplos
I am having the time of my life at this concert.
Bu konserde **hayatımın en güzel zamanını yaşıyorum**.
She said she was having the time of her life on vacation.
Tatilde **hayatının en güzel zamanını yaşadığını** söyledi.
The kids are having the time of their lives at the park.
Çocuklar parkta **hayatlarının en güzel zamanlarını yaşıyor**.
I can't believe how much fun I'm having—the time of my life!
İnanamıyorum ne kadar eğleniyorum—**hayatımın en güzel zamanını yaşıyorum**!
At their wedding, they were both having the time of their lives.
Düğünlerinde ikisi de **hayatlarının en güzel zamanını yaşıyordu**.
I'm so glad you came—you look like you're having the time of your life.
İyi ki geldin—**hayatının en güzel zamanını yaşıyor** gibi görünüyorsun.