¡Escribe cualquier palabra!

"harbored" en Turkish

içinde taşımakbarındırmak

Definición

Bir duyguyu, düşünceyi gizlice içinde tutmak ya da birine/barınağa gizlice sığınak sağlamak.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle gizli duygular veya düşünceler için ('harbored resentment') veya birini gizlice korumak/barındırmak için kullanılır. Basit depolama için kullanılmaz.

Ejemplos

He harbored a secret hope of winning the prize.

Ödülü kazanma konusunda gizli bir umut **içinde taşıyordu**.

The town harbored escaped prisoners during the war.

Savaş sırasında kasaba kaçan mahkumları **barındırdı**.

She harbored doubts about the decision.

O, bu karar hakkında **içinde şüphe taşıyordu**.

I never knew you harbored such strong feelings.

Böyle güçlü duyguları **içinde taşıdığını** hiç bilmiyordum.

For years, he harbored anger toward his brother but never said anything.

Yıllarca, kardeşine karşı **öfke barındırdı** ama hiç bir şey söylemedi.

During the storm, the family harbored a stray dog in their garage.

Fırtına sırasında aile garajlarında başıboş bir köpeği **barındırdı**.