"hallucinatory" en Turkish
Definición
Halüsinasyonlarla, yani gerçek dışı, rüya gibi veya ilaç etkisiyle görülen algılarla ilgili olan bir durumu ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle tıbbi ya da resmi konuşmalarda geçer. Sıradan hayal ya da gündüz düşleri için kullanılmaz; daha çok 'hallucinatory experience' gibi ifadelerle tıbbi veya olağandışı durumlarda kullanılır.
Ejemplos
The patient described a hallucinatory experience.
Hasta, **halüsinatuvar** bir deneyim tarif etti.
Some medicines can cause hallucinatory effects.
Bazı ilaçlar **halüsinatuvar** etkiler oluşturabilir.
He had hallucinatory visions during the night.
Gece boyunca **halüsinatuvar** görüler yaşadı.
The movie's visuals are so hallucinatory, you feel like you're dreaming.
Filmin görselleri öyle **halüsinatuvar** ki, adeta rüya görüyormuşsunuz gibi hissettiriyor.
He spoke in a hallucinatory state after the operation.
Ameliyattan sonra **halüsinatuvar** bir durumda konuştu.
Her artwork is full of hallucinatory colors and shapes, almost otherworldly.
Sanatında **halüsinatuvar** renkler ve şekiller var, neredeyse başka bir dünyadan gibi.