"grift" en Turkish
Definición
Başkasını kandırarak para veya değerli bir şey elde etmeye yönelik hileli davranış veya düzen; genellikle hayat tarzı olarak yapılan küçük çaplı dolandırıcılık anlamına da gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Gündelik ve gayri resmi bir ifadedir. Küçük çaplı dolandırıcılık veya 'üçkağıtçılık' için kullanılır; büyük ölçekli yolsuzluk veya 'embezzlement' için kullanılmaz.
Ejemplos
He made a living through grift.
Geçimini **dolandırıcılıkla** sağladı.
The police arrested him for grift.
Polis onu **dolandırıcılıktan** tutukladı.
Grift is illegal.
**Dolandırıcılık** yasadışıdır.
She got caught up in a grift that promised quick money.
Hızlı para vaat eden bir **dolandırıcılık** işine bulaştı.
That charity turned out to be one big grift.
O hayır kurumu aslında büyük bir **dolandırıcılıktı**.
If it sounds too good to be true, it might be a grift.
Çok iyi görünüyorsa, bu bir **dolandırıcılık** olabilir.