"glow with" en Turkish
Definición
Bir kişinin duygudan, mutluluktan ya da sağlık gibi olumlu durumdan dolayı yüzünün ya da bakışının belirgin şekilde parlaması.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok 'mutlulukla parlamak', 'gururla parlamak' gibi olumlu hislerin dışarıdan gözle görünür olması için kullanılır. Gerçek ışık için nadir kullanılır.
Ejemplos
She glows with happiness every time she sees her dog.
Köpeğini her gördüğünde **mutlulukla parlıyor**.
The children's faces glowed with excitement during the party.
Çocukların yüzleri partide **heyecanla parlıyordu**.
His skin glows with health after exercising every day.
Her gün egzersiz yaptığı için cildi **sağlıkla parlıyor**.
She walked into the room glowing with confidence.
Odaya **öz güvenle parlayarak** girdi.
After hearing the good news, his whole face glowed with joy.
İyi haberi alınca yüzü tamamen **sevinçle parladı**.
Their mother-in-law was glowing with pride at the wedding.
Düğünde kayınvalideleri **gururla parlıyordu**.