"given" en Turkish
Definición
‘Given’, önceden belirlenmiş veya bilinen bir şeyi ifade eder. Ayrıca 'göz önünde bulundurulursa' anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve akademik ortamlarda sıkça kullanılır. 'given the circumstances' gibi deyimlerle karşılaşabilirsiniz. 'vermek' fiiliyle karıştırmayın.
Ejemplos
At any given time, there are about 100 people here.
Herhangi bir **belirli** anda burada yaklaşık 100 kişi var.
She answered all the questions for the given test.
O, **verilmiş** testteki tüm soruları cevapladı.
A given fact cannot be changed.
**Belirli** bir gerçek değiştirilemez.
Given the weather, we should stay inside.
**Durum** göz önüne alındığında, içeride kalmalıyız.
That's a given—everyone knows it.
Bu bir **mevcut durum**—herkes bunu biliyor.
Given that you were tired, you did a great job.
**Yorgun olduğun düşünüldüğünde**, harika bir iş çıkardın.