"get across" en Turkish
Definición
Bir düşünceyi, mesajı ya da duyguyu başkalarına açıkça anlatmak ve anlaşılır kılmak. Genellikle iletişimde kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi olmayan bir ifadedir; genellikle 'fikir', 'mesaj' gibi sözcüklerle birlikte kullanılır. Fiziksel geçiş için kullanılmaz, bunun yerine 'geçmek' kullanılır.
Ejemplos
He tried to get across his idea, but nobody listened.
Fikrini **aktarmaya** çalıştı ama kimse dinlemedi.
It is hard to get across complex instructions in a short time.
Kısa sürede karmaşık talimatları **aktarmak** zordur.
My teacher helped me get across my feelings about the book.
Öğretmenim, kitap hakkındaki duygularımı **anlatmama** yardımcı oldu.
Sometimes jokes just don't get across in another language.
Bazen şakalar başka bir dilde **anlaşılmaz**.
You really need to get across that this change is important to everyone.
Bu değişikliğin herkes için önemli olduğunu gerçekten **aktarman** gerekiyor.
No matter how I try, I can't get across to my parents why I chose this job.
Ne kadar denesem de, bu işi neden seçtiğimi aileme **anlatamıyorum**.