"gaz" en Turkish
Definición
Birine veya bir şeye uzun süre dikkatlice bakmak, genellikle merak veya hayranlıkla yapılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle yazılı veya resmi dilde kullanımda daha yaygındır. 'Sabit bakış', 'yoğun bakış' gibi sıfatlarla beraber kullanılır. Sıradan 'bakmak' veya kaba 'dik dik bakmak' ile karıştırmayın.
Ejemplos
He gave me a long gaze across the room.
Bana odanın öbür ucundan uzun bir **bakış** attı.
She looked at the view with a peaceful gaze.
Manzaraya huzurlu bir **bakış**la baktı.
His gaze was fixed on the painting.
Onun **bakışı** tabloya sabitlenmişti.
She avoided his gaze because she was nervous.
Sinirli olduğu için onun **bakışından** kaçındı.
I met his steady gaze and smiled.
Onun sabit **bakışı**na karşılık verip gülümsedim.
Lost in thought, her gaze drifted out the window.
Dalıp gitmiş şekilde, **bakışı** pencereden dışarı kaydı.