"fulcrum" en Turkish
Definición
Bir kaldıraç veya çubuğun döndüğü destek noktasıdır. Ayrıca bir olayın veya durumun temel, merkezi unsuru anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'Fulcrum' teknik ve bilimsel metinlerde 'kaldıraç' ile birlikte kullanılır. Figüratif olarak 'bir tartışmanın fulcrum'u' gibi temel unsur için de kullanılır. 'Pivot' ile her bağlamda eş anlamlı değildir.
Ejemplos
The fulcrum is the point where the lever rests.
**Dayanak noktası**, kaldıraçın üzerinde durduğu noktadır.
Move the fulcrum closer to the weight.
**Dayanak noktasını** yüke daha yakın bir yere taşı.
A seesaw uses a fulcrum in the middle.
Tahterevalli ortasında bir **dayanak noktası** kullanır.
Trust was the fulcrum of their relationship.
Güven, ilişkilerinin **merkezi**ydi.
Innovation became the fulcrum of the company's strategy.
Yenilik, şirketin stratejisinin **merkezi** oldu.
In that argument, she was the fulcrum everyone depended on.
O tartışmada herkesin bel bağladığı kişi **merkez** oydu.