"frustrate" en Turkish
Definición
Birinin, bir şeyi başaramadığı için rahatsız veya umutsuz hissetmesini sağlamak.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle edilgen olarak kullanılır ('be frustrated'). Birinin çabasını veya planını engellemek anlamında da kullanılır, basit bir kızgınlık değildir.
Ejemplos
Losing my keys really frustrates me.
Anahtarlarımı kaybetmek beni gerçekten **sinirlendiriyor**.
The teacher's rules can sometimes frustrate students.
Öğretmenin kuralları bazen öğrencileri **engelleyebilir**.
Delays can frustrate travel plans.
Gecikmeler seyahat planlarını **engelleyebilir**.
It really frustrates me when people don’t listen.
İnsanlar dinlemediğinde bu beni gerçekten **sinirlendiriyor**.
Sarah’s attempts to fix the computer only frustrated her more.
Sarah'nın bilgisayarı onarma çabaları onu sadece daha da çok **hayal kırıklığına uğrattı**.
Sometimes little things just frustrate you for no reason.
Bazen küçük şeyler hiçbir sebep olmadan sizi **sinirlendirebilir**.