"frolicking" en Turkish
Definición
Çocukların veya hayvanların neşeyle koşup oynaması, enerjik ve keyifli şekilde hareket etmesi.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle çocuk veya hayvanların neşeli hareketleri için, 'oynamak'tan daha betimleyicidir. Hikâyelerde ve betimleyici ifadelerde sıkça geçer.
Ejemplos
The children were frolicking in the park.
Çocuklar parkta **şen şakrak oynuyordu**.
The lambs were frolicking in the field.
Kuzular tarlada **neşeyle koşuyordu**.
Puppies love frolicking in the grass.
Yavru köpekler çimenlerde **neşeyle oynamayı** sever.
He watched his kids frolicking by the beach and smiled.
Çocuklarının kumsalda **şen şakrak oynadığını** izleyip gülümsedi.
Spring means lambs frolicking and flowers blooming everywhere.
Bahar demek, kuzuların **neşeyle koştuğu** ve her yerde çiçeklerin açtığı zamandır.
You can almost hear laughter when you see puppies frolicking together.
Yavru köpekler birlikte **neşeyle oynarken**, neredeyse kahkahalarını duyabilirsiniz.