"freshening" en Turkish
Definición
Bir şeyi daha taze, temiz veya yeni hale getirme süreci veya eylemidir; hava veya görünümün ferahlaması anlamında da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Genelde 'freshening breeze' (serinleyen rüzgar) ya da 'freshening up' (kendini tazelemek, düzenlemek) gibi ifadelerde kullanılır; tek başına günlük dilde nadirdir.
Ejemplos
There is a freshening wind blowing from the sea.
Denizden **tazeleyen** bir rüzgar esiyor.
I did some freshening up before the meeting.
Toplantıdan önce biraz **tazelendim**.
The air is freshening after the rain.
Yağmurdan sonra hava **tazeleniyor**.
She spent a few minutes freshening up in the restroom before dinner.
Akşam yemeğinden önce, tuvalette birkaç dakika **tazelendi**.
There was a freshening breeze as the sun began to set.
Güneş batmaya başladığında **ferahlatan** bir esinti vardı.
He noticed the paint was freshening the old room nicely.
Boya eski odayı güzelce **tazeliyor** diye fark etti.