"formulating" en Turkish
Definición
Bir planı, fikri veya çözümü dikkatli ve sistematik bir şekilde oluşturma ya da geliştirme süreci.
Notas de Uso (Turkish)
Bilim, iş dünyası veya resmi konularda sık kullanılır; 'formulating a strategy' gibi kalıplarla geçer ve dikkatli planlamayı anlatır.
Ejemplos
She is formulating a new plan for the project.
O yeni bir proje planı **oluşturuyor**.
The scientist is formulating a hypothesis.
Bilim insanı bir hipotez **formüle ediyor**.
They spent hours formulating a solution to the problem.
Soruna bir çözüm **geliştirmek** için saatler harcadılar.
He’s been formulating his business strategy all week.
Tüm hafta boyunca iş stratejisini **formüle ediyor**.
While formulating my answer, I realized I needed more information.
Cevabımı **formüle ederken**, daha fazla bilgiye ihtiyacım olduğunu fark ettim.
We're still formulating the details, so nothing's final yet.
Hâlâ ayrıntıları **oluşturuyoruz**, bu yüzden henüz hiçbir şey kesinleşmiş değil.