¡Escribe cualquier palabra!

"flown" en Turkish

uçmuşdalgalanmış (bayrak için)

Definición

'Flown', 'fly' fiilinin geçmiş zaman ortaçıdır; birinin veya bir şeyin havada seyahat ettiğini, genellikle uçakla veya kuşla uçtuğunu, ya da bir bayrağın dalgalandığını belirtir.

Notas de Uso (Turkish)

‘Flown’ daima yardımcı fiillerle birlikte ('has flown' gibi) kullanılır; tek başına kullanılmaz. Seyahat ve havacılıkta yaygındır.

Ejemplos

She has flown to Paris twice this year.

O bu yıl Paris'e iki kez **uçmuş**.

This bird has never flown so high before.

Bu kuş daha önce hiç bu kadar yükseğe **uçmuş** değildi.

The flag has flown above the building for years.

Bayrak yıllarca binanın üzerinde **dalgalanmış**.

I've never flown on such a small plane before—it's kind of scary!

Daha önce hiç bu kadar küçük bir uçakta **uçmuş** değildim—biraz korkutucu!

Have you ever flown business class?

Hiç business class'ta **uçmuş** muydunuz?

By the time we arrived, the birds had already flown away.

Biz vardığımızda kuşlar zaten **uçmuş**tu.