"firing line" en Turkish
Definición
Başlangıçta, atıcıların ateş açtığı hat demektir. Mecazi anlamda ise bir kişinin eleştiri ya da baskıya açık olduğu durumları anlatır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle 'in the firing line' şeklinde, iş dünyası, siyaset ya da medyada, birinin eleştirinin odağı olması anlamında kullanılır. Askerî anlamı günümüzde nadiren geçerlidir.
Ejemplos
After the mistake, she was right in the firing line at work.
Hatanın ardından, iş yerinde tam olarak **ateş hattı**na düştü.
The soldiers waited on the firing line for their orders.
Askerler emirlerini almak için **ateş hattı**nda bekliyordu.
New teachers are often in the firing line for parents' complaints.
Yeni öğretmenler, velilerin şikayetlerinde sıkça **ateş hattı**nda olurlar.
You’re going to be in the firing line if you speak up at the meeting.
Toplantıda söz alırsan **eleştiri hedefi** olacaksın.
Management is really in the firing line over these layoffs.
Bu işten çıkarmalar konusunda yönetim tam anlamıyla **ateş hattı**nda.
He always volunteers for tough jobs and puts himself in the firing line.
Zor işlere hep gönüllü olur ve kendini **ateş hattı**na atar.