"find favor with" en Turkish
Definición
Özellikle otorite sahibi biri tarafından beğenilmek ya da destek görmek.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve edebî kullanımda, özellikle yetkili kişiler veya kurumlarla ilgili bağlamlarda geçer. 'do someone a favor' ile karıştırmayın.
Ejemplos
He tried hard to find favor with his boss.
Patronundan **takdir görmek** için çok uğraştı.
The artist hoped to find favor with the public.
Sanatçı, halkın **takdirini görmek** umudundaydı.
The new policy did not find favor with students.
Yeni politika, öğrencilerin **takdirini** kazanamadı.
If you want to find favor with the committee, you need to be well-prepared.
Komitenin **takdirini görmek** istiyorsan iyi hazırlanmalısın.
He always tries to find favor with those in power.
Her zaman güç sahibi kişilerin **gözdesi olmak** için uğraşır.
That plan is unlikely to find favor with the board, to be honest.
Açıkçası, o planın kuruldan **gözde olmak** ihtimali düşük.