"fight down" en Turkish
Definición
Bir duygu, tepki ya da dürtüyü dışarıya belli etmemek veya göstermemek için kendini zorlamak ya da kontrol etmeye çalışmak.
Notas de Uso (Turkish)
'fight down' çoğunlukla duyguları bastırmak için kullanılır; örn. 'bastırmak gözyaşlarını', 'öfkesini bastırmak'. Daha resmi veya edebi bir ifadedir, fiziksel mücadele anlamına gelmez.
Ejemplos
She tried to fight down her tears during the meeting.
Toplantı sırasında gözyaşlarını **bastırmaya** çalıştı.
He had to fight down his anger when he heard the news.
Haberi duyunca öfkesini **bastırması** gerekti.
I managed to fight down the urge to laugh in class.
Sınıfta gülme isteğimi **bastırmayı** başardım.
He tried to fight down a smile when she walked in.
Kadın içeri girince gülümsemeyi **bastırmaya** çalıştı.
It's hard to fight down nerves before a big performance.
Büyük bir performans öncesi heyecanı **bastırmak** zordur.
She could barely fight down her excitement when she heard the news.
Haberi duyunca heyecanını zar zor **bastırabildi**.