"fidget" en Turkish
Definición
Sinirlilik, huzursuzluk ya da can sıkıntısı nedeniyle küçük küçük hareketler yapmak, yerinde duramamak.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle huzursuz veya sıkılan çocuklar için kullanılır. 'fidget with' ifadesiyle nesneler üzerinde oynama anlamı verir.
Ejemplos
Please don't fidget during the movie.
Lütfen film sırasında **kıpırdanma**.
He always fidgets when he's nervous.
O, gergin olduğunda her zaman **kıpırdanır**.
The children fidgeted in their seats.
Çocuklar koltuklarında **kıpırdanıyordu**.
I tend to fidget with my keys when I’m waiting.
Beklerken anahtarlarımla **oynamaya** eğilimliyim.
If you fidget too much, it’s hard to concentrate.
Çok fazla **kıpırdanırsan**, konsantre olmak zor olur.
The meeting was so long that everyone started to fidget.
Toplantı o kadar uzundu ki herkes **kıpırdanmaya** başladı.