"feral" en Turkish
Definición
Bir zamanlar evcil olup şimdi kendi başına doğada yaşayan hayvan ya da kontrol edilemeyen, çok vahşi bir şeyi belirtir.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok 'feral cat' gibi, eskiden evcil olmuş hayvanlar için kullanılır; bazen insan davranışlarını betimler. 'Wild'dan farklıdır—çünkü kökeni evcildir.
Ejemplos
There are many feral cats living behind the restaurant.
Restoranın arkasında birçok **vahşi** kedi yaşıyor.
The feral dog would not let anyone approach.
Bu **vahşi** köpek kimsenin yaklaşmasına izin vermiyordu.
These pigs went feral after escaping from the farm.
Bu domuzlar çiftlikten kaçınca **vahşi** hale geldi.
After years in the wild, the horse became truly feral.
Yıllarca doğada kaldıktan sonra, at gerçekten **vahşi** oldu.
Sometimes her ideas sound a bit feral, but they're always interesting.
Bazen onun fikirleri biraz **vahşi** geliyor ama her zaman ilginçtir.
When threatened, the kitten acted completely feral.
Tehdit edildiğinde, yavru kedi tamamen **vahşi** davrandı.