¡Escribe cualquier palabra!

"falter" en Turkish

tereddüt etmeksendelemek (duygusal ya da konuşmada)

Definición

Güç, özgüven veya kontrol kaybedilmeye başlandığında; kişinin sesi veya hareketleri kararsız, titrek, duraksayarak olur.

Notas de Uso (Turkish)

Daha çok edebi veya resmi anlatımlarda kullanılır, 'voice falter', 'step falter' gibi kalıplarla görülebilir. Sadece fiziksel takılmalar için uygun değildir, bu durumda 'sendeler' daha iyi olur.

Ejemplos

Her voice began to falter when she spoke about her childhood.

Çocukluğundan bahsederken **sesi** **titremeye başladı**.

He didn't falter even when things got difficult.

Zorlaştığında bile **tereddüt etmedi**.

The runner started to falter near the finish line.

Koşucu bitiş çizgisi yakınında **sendelemeye** başladı.

Don't falter now—you're almost there!

Şimdi **tereddüt etme**—neredeyse başardın!

Her confidence seemed to falter during the interview.

Mülakatta onun **özgüveni** **tereddüt etti** gibi göründü.

His steps faltered as he heard the bad news.

Kötü haberi duyunca adımları **sendeledi**.