¡Escribe cualquier palabra!

"fallacy" en Turkish

yanılgısafsata

Definición

Yanılgı, yanlış bir inanç veya hatalı bir mantık yürütmedir; genellikle geçersiz veya hatalı argümanlara dayanır.

Notas de Uso (Turkish)

Daha çok akademik tartışmalarda veya mantık yürütmede kullanılır; 'mantıksal safsata' ve 'yaygın yanılgı' ifadeleriyle sıkça karşılaşılır. 'Mit' ile karıştırmayın.

Ejemplos

The idea that more money always brings happiness is a fallacy.

Daha fazla para her zaman mutluluk getirir fikri bir **yanılgı**dır.

It is a common fallacy that dogs see only in black and white.

Köpeklerin sadece siyah beyaz gördüğü yaygın bir **yanılgı**dır.

Believing everything on the internet is a fallacy.

İnternetteki her şeye inanmak bir **yanılgı**dır.

That's a classic fallacy people use when they can't prove their point.

Bu, insanlar kanıt gösteremeyince kullandığı klasik bir **yanılgı**dır.

If you say 'everyone does it,' that's committing a logical fallacy.

'Herkes yapıyor' dersen, mantıksal bir **yanılgı** işlemiş olursun.

Her argument sounds convincing, but it's based on a hidden fallacy.

Onun argümanı inandırıcı geliyor ama gizli bir **yanılgı**ya dayanıyor.