"facsimile" en Turkish
Definición
Tıpkıbasım, bir belge, sanat eseri veya nesnenin orijinaliyle birebir aynı şekilde üretilmiş kopyasıdır.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmi veya teknik ortamlarda (müze, kütüphane, hukuk) kullanılır. 'Facsimile edition' ifadesi, yüksek kaliteli kopya için geçerlidir. Sıradan fotokopi ya da dijital tarama için kullanılmaz.
Ejemplos
This book is a facsimile of an ancient manuscript.
Bu kitap, eski bir el yazmasının **tıpkıbasımı**dır.
The museum displayed a facsimile of the original painting.
Müzede orijinal tablonun **tıpkıbasımı** sergileniyordu.
We received a facsimile of the contract by fax.
Sözleşmenin bir **facsimile** kopyasını faksla aldık.
Some collectors pay a lot for a high-quality facsimile of rare documents.
Bazı koleksiyonerler, nadir belgelerin kaliteli **tıpkıbasımı** için çok para öder.
This is not the real map, just a facsimile made for tourists.
Bu gerçek harita değil, turistler için yapılmış bir **tıpkıbasım**.
The library has a facsimile edition of the Gutenberg Bible you can actually touch.
Kütüphanede dokunabileceğiniz bir Gutenberg İncili **tıpkıbasım**ı var.