"extravagance" en Turkish
Definición
Gereğinden fazla ve gösterişli şekilde para veya kaynak harcama durumu.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok aşırı lüks veya gereksiz harcamalar için eleştirel olarak kullanılır; olumsuz anlam taşır.
Ejemplos
His extravagance made it hard to save any money.
Onun **savurganlığı** para biriktirmeyi zorlaştırdı.
They criticized the king's extravagance.
Kralın **savurganlığı** eleştirildi.
Buying a sports car is an extravagance for most people.
Bir spor araba satın almak çoğu insan için bir **aşırılık**tır.
Her latest shopping spree was pure extravagance.
Onun son alışveriş çılgınlığı tam anlamıyla bir **savurganlık**tı.
Sometimes a little extravagance can make life more fun.
Bazen biraz **savurganlık** hayatı daha eğlenceli yapabilir.
People were shocked by the extravagance of the wedding ceremony.
Düğün töreninin **aşırılığı** insanları şaşırttı.