"expectancy" en Turkish
Definición
Bir şeyin olacağını umutla ya da heyecanla bekleme hali; ayrıca 'yaşam süresi' gibi bir şeyin ortalama süresi.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok resmi veya teknik dilde kullanılır. 'life expectancy' (yaşam süresi) gibi ifadelerde yaygındır. Günlük konuşmada daha çok 'expectation' tercih edilir.
Ejemplos
The expectancy of rain is high today.
Bugün yağmur **beklentisi** yüksek.
Her expectancy about the trip made her smile.
Seyahatle ilgili **beklentisi**, onun gülümsemesine neden oldu.
Life expectancy has increased over the years.
**Yaşam süresi** yıllar içinde arttı.
There was a sense of expectancy in the air before the concert began.
Konser başlamadan önce havada bir **beklenti** vardı.
Higher education often leads to a longer life expectancy.
Yüksek öğrenim genellikle daha uzun bir **yaşam süresine** yol açar.
The team's expectancy for winning was obvious.
Takımın kazanma **beklentisi** belirgindi.