"expatriate" en Turkish
Definición
Yurtdışında yaşayan, iş veya kişisel sebeplerle kendi ülkesi dışında bir ülkede yaşayan kişidir.
Notas de Uso (Turkish)
'Yurtdışında yaşayan' daha resmi, 'ekspat' ise daha gündeliktir. Daha çok profesyoneller için kullanılır; 'göçmen'den farklı bir anlam taşır.
Ejemplos
My uncle is an expatriate living in Germany.
Amcam Almanya'da yaşayan bir **yurtdışında yaşayan**.
There is a large expatriate community in Dubai.
Dubai'de büyük bir **yurtdışında yaşayan** topluluğu var.
She became an expatriate after moving abroad for her job.
İşe gitmek için yurt dışına taşındıktan sonra **yurtdışında yaşayan** oldu.
Many expatriates face challenges adjusting to a new culture.
Birçok **yurtdışında yaşayan**, yeni bir kültüre uyum sağlamakta zorluk yaşar.
He enjoys meeting other expatriates at local events.
Yerel etkinliklerde diğer **yurtdışında yaşayanlarla** tanışmaktan hoşlanıyor.
After ten years as an expatriate, she decided to move back home.
On yıl **yurtdışında yaşayan** olarak kaldıktan sonra, eve dönmeye karar verdi.