"exhume" en Turkish
Definición
Genellikle resmi ya da hukuki sebeplerle bir mezardan ceset çıkarmak. Ayrıca uzun süre unutulan bir şeyi yeniden ortaya çıkarmak anlamında mecazi olarak da kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
Çok resmî ve genellikle hukuki ya da tıbbi durumlar için kullanılır. 'Geçmişi gün yüzüne çıkarmak' gibi mecazi anlamı da vardır. 'Kazmak/dig up' daha gündeliktir.
Ejemplos
The police decided to exhume the body for further investigation.
Polis, daha fazla inceleme için cesedi **mezardan çıkarmaya** karar verdi.
They had to exhume the remains after new evidence was found.
Yeni kanıtlar bulununca kalıntıları **mezardan çıkarmak** zorunda kaldılar.
The team was granted permission to exhume the ancient graves.
Ekip, antik mezarları **mezardan çıkarmak** için izin aldı.
Journalists tried to exhume the secrets of the politician’s past.
Gazeteciler, politikacının geçmişindeki sırları **gün yüzüne çıkarmaya** çalıştı.
It’s not easy to exhume memories that have been buried for years.
Yıllarca gömülü olan anıları **gün yüzüne çıkarmak** kolay değil.
Legal teams sometimes must exhume old cases that everyone else has forgotten.
Hukuk ekiplerinin bazen herkesin unuttuğu eski davaları **gün yüzüne çıkarması** gerekir.