"exalts" en Turkish
Definición
Bir kişiyi veya şeyi çok yüksek bir şekilde övmek ya da yüceltmek; yüksek bir statüye çıkarmak.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok edebi, dini veya derin hayranlık içeren durumlarda kullanılır. Gündelik konuşmadan ziyade resmî ve güçlü bir övgüdür; 'praise'den daha kuvvetlidir.
Ejemplos
The teacher exalts students who work hard.
Öğretmen, çok çalışan öğrencileri **över**.
The poem exalts the beauty of nature.
Şiir, doğanın güzelliğini **över**.
The ceremony exalts the heroes of the past.
Tören, geçmişin kahramanlarını **yüceltir**.
He always exalts his team’s achievements in front of the boss.
O, takımının başarılarını patronun önünde her zaman **yüceltir**.
Their culture exalts family values above all else.
Kültürleri, aile değerlerini her şeyin üstünde **yüceltir**.
The speech exalts freedom and justice as the core principles of the nation.
Konuşmada özgürlük ve adalet, milletin temel ilkeleri olarak **yüceltilir**.