"evokes" en Turkish
Definición
Bir şeyin his, anı ya da imajı zihinde canlandırması veya hatırlatması.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok edebi veya sanatsal bağlamda kullanılır. 'feeling', 'memory', 'image', 'atmosphere' ile sıkça geçer. Fiziksel çağırmak anlamında kullanılmaz.
Ejemplos
This song evokes happy memories from my childhood.
Bu şarkı, çocukluğumdaki mutlu anıları **anımsatıyor**.
The painting evokes a peaceful atmosphere.
Bu tablo huzurlu bir atmosfer **uyandırıyor**.
The smell of bread evokes memories of my grandmother's kitchen.
Ekmek kokusu bana büyükannemin mutfağını **anımsatıyor**.
Her storytelling evokes vivid images in the listener's mind.
Onun hikaye anlatışı, dinleyicinin zihninde canlı imgeler **uyandırıyor**.
The old house evokes a sense of mystery and history.
Eski ev, gizem ve tarih duygusunu **uyandırıyor**.
Just seeing his handwriting evokes so many feelings for me.
Sadece onun el yazısını görmek bile bende pek çok his **uyandırıyor**.