"emasculate" en Turkish
Definición
Bir erkeğin üreme yetisini almak ya da birini/grubu güçsüz ve etkisiz hale getirmek.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi anlamı hadım etmektir ancak çoğunlukla birini/gurubu güçsüz kılmak veya otoritesini almak anlamında kullanılır. Kişilere yönelik kullanımda kırıcı olabilir.
Ejemplos
The law sought to emasculate the king's power.
Yasa, kralın gücünü **zayıflatmayı** amaçladı.
Some people fear that new rules will emasculate the traditional system.
Bazı insanlar yeni kuralların geleneksel sistemi **zayıflatacağından** korkuyor.
The procedure will emasculate the animal so it cannot reproduce.
Bu prosedür, hayvanı **hadım ederek** üremesini engeller.
He felt emasculated when he lost his job and couldn't provide for his family.
İşini kaybedip ailesine bakamayınca kendini **güçsüzleşmiş** hissetti.
Some comedies make jokes about men feeling emasculated by their partners.
Bazı komedilerde erkeklerin partnerleri tarafından **güçsüz hissetmesi** üzerine şakalar yapılıyor.
The reforms could emasculate the entire department if not implemented carefully.
Reformlar dikkatli uygulanmazsa tüm departmanı **zayıflatabilir**.