"emancipate" en Turkish
Definición
Birini kontrol veya baskıdan, özellikle yasal, sosyal ya da politik kısıtlamalardan kurtarmak.
Notas de Uso (Turkish)
'emancipate' genellikle tarihî veya hukuki durumlarda kullanılır ('emancipate slaves', 'emancipate women'). Günlük dilde 'özgürleştirmek' veya 'serbest bırakmak' daha yaygındır.
Ejemplos
The new law helped to emancipate the workers.
Yeni yasa, işçileri **özgürleştirmeye** yardımcı oldu.
They fought to emancipate people from slavery.
Onlar, insanları kölelikten **özgürleştirmek** için mücadele ettiler.
Education can emancipate the mind.
Eğitim zihnimi **özgürleştirebilir**.
She worked hard to emancipate herself from her family's strict rules.
Ailesinin katı kurallarından kendini **özgürleştirmek** için çok çalıştı.
Social movements often aim to emancipate marginalized groups.
Toplumsal hareketler genellikle dışlanmış grupları **özgürleştirmeyi** hedefler.
Some teenagers seek to emancipate themselves to gain legal independence.
Bazı gençler, yasal bağımsızlık kazanmak için kendilerini **özgürleştirmek** isterler.