"earn your keep" en Turkish
Definición
Çalışıp katkıda bulunarak yaşamak için gerekeni kazanmak ya da bulunduğun yeri hak etmek.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok gayriresmî; birinin yaşadığı yerde bir şekilde faydalı olması beklenince kullanılır. Hem gerçek (barınma-yemek için çalışma) hem de mecazî anlamda (rolünü hak etmek) kullanılır.
Ejemplos
If you want to stay here, you need to earn your keep.
Burada kalmak istiyorsan, **ekmeğini kendin kazanmalısın**.
On the farm, everyone has to earn their keep by helping out.
Çiftlikte herkes yardım ederek **ekmeğini kazanmak** zorunda.
The new employee wants to earn his keep quickly.
Yeni çalışan, hızla **ekmeğini kazanmak** istiyor.
You're not just living here for free—help out and earn your keep.
Burada bedavaya yaşamıyorsun—yardım et ve **ekmeğini kazan**.
She worked extra hours to really earn her keep at the company.
Şirkette yerini gerçekten **hak etmek** için fazla mesai yaptı.
Even the family dog has to earn his keep by guarding the house.
Aile köpeği bile evi koruyarak **ekmeğini kazanmak** zorunda.