"earmarks" en Turkish
Definición
'Earmarks', özellikle devlet bütçelerinde belirli bir amaç için ayrılan fonları ifade eder. Ayrıca, bir kişinin veya şeyin ayırt edici özelliği anlamına da gelir.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle siyasi ve bütçe bağlamında kullanılır. Bir projeye doğrudan fon ayrıldığında 'earmarks' denir. 'trademark' veya 'hallmark' ile karıştırılmamalıdır.
Ejemplos
The new law includes several earmarks for local schools.
Yeni yasada yerel okullar için birkaç **ödenek** bulunuyor.
These changes have all the earmarks of a good plan.
Bu değişiklikler iyi bir planın tüm **ayırt edici özelliklerini** taşıyor.
The senator added earmarks to the budget for his state.
Senatör kendi eyaleti için bütçeye **ödenek** ekledi.
Those small parks all over town are often funded by earmarks that most people never notice.
Şehirdeki o küçük parklar genellikle çoğu kişinin fark etmediği **ödenek**lerle finanse edilir.
The strange accent and quick smile were his earmarks.
Tuhaf aksanı ve hızlı gülümsemesi onun **ayırt edici özellikleriydi**.
When politicians talk about cutting earmarks, they're usually discussing reducing specific local spending, not the whole budget.
Siyasetçiler **ödenek**leri kesmekten bahsettiğinde, genellikle tüm bütçeden değil, belirli yerel harcamaları azaltmayı kastediyorlar.