"dwarfed" en Turkish
Definición
Bir şeyin, yanındaki başka bir şeye kıyasla çok küçük veya önemsiz görünmesi durumunda kullanılır. Güçlü bir karşıtlık vurgulanır.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle edilgen olarak ('gölgesinde kalmak') kullanılır, büyük farkı göstermek için mecazi anlam taşır; binalar, dağlar, başarılar için sıkça kullanılır.
Ejemplos
The small tree was dwarfed by the tall building next to it.
Küçük ağaç, yanındaki uzun bina sayesinde **gölgesinde kaldı**.
His achievements were dwarfed by his brother's success.
Onun başarıları, kardeşinin başarısı yanında **küçük kaldı**.
My toy car looks dwarfed next to your real car.
Benim oyuncak arabam, senin gerçek arabanın yanında **küçük kalıyor**.
The stadium is so massive, it completely dwarfed the smaller buildings around it.
Stadyum o kadar büyük ki, etrafındaki küçük binalar tamamen **gölgesinde kaldı**.
Her kindness always dwarfed any mistakes she made.
Onun nezaketi, yaptığı hataların hepsini her zaman **gölgesinde bıraktı**.
Standing at the edge, I felt completely dwarfed by the vast mountains.
Köşede durduğumda, devasa dağların yanında kendimi tamamen **küçük kalmış** hissettim.