"draw a line in the sand" en Turkish
Definición
Açıkça geçilmemesi gereken bir sınır belirlemek; daha fazla taviz verilmemesini ifade eder.
Notas de Uso (Turkish)
Daha çok kişisel ya da profesyonel sınırlar için kullanılır. Sözün mecaz anlamı baskındır; gerçek bir çizgi çekmekten bahsedilmez.
Ejemplos
I need to draw a line in the sand about working late every night.
Her gece geç çalışmak konusunda artık **çizgi çekmem** gerekiyor.
She finally drew a line in the sand and stopped answering work emails on weekends.
Sonunda **çizgi çekti** ve hafta sonları iş e-postalarını yanıtlamamaya başladı.
Parents sometimes have to draw a line in the sand with their children.
Bazen ebeveynler çocuklarına **sınır koymak** zorunda kalır.
We reached a point where we had to draw a line in the sand and say no more budget cuts.
Artık daha fazla bütçe kesintisine izin vermemek için **çizgi çekmek** zorunda kaldık.
If he crosses this rule, that's where I draw a line in the sand.
O bu kuralı geçerse, işte ben orada **çizgi çekerim**.
It's time to draw a line in the sand—we can't keep letting this happen.
Artık **çizgi çekme** zamanı—bunun böyle devam etmesine izin veremeyiz.