"divvy up" en Turkish
Definición
Bir şeyi parçalara ayırıp, genellikle adil şekilde insanlara dağıtmak.
Notas de Uso (Turkish)
Resmi olmayan, konuşma dilinde kullanılır; genellikle para, iş veya ödül paylaşımında tercih edilir. 'divvy up the money' para paylaşmak anlamındadır.
Ejemplos
Let's divvy up the cookies so everyone gets some.
Hadi kurabiyeleri **paylaşalım** ki herkes alsın.
We need to divvy up the chores this weekend.
Bu hafta sonu ev işlerini **paylaşmamız** gerekiyor.
The teacher will divvy up the prize among the best students.
Öğretmen ödülü en iyi öğrenciler arasında **bölüştürecek**.
After dinner, we all divvied up the bill and paid our share.
Akşam yemeğinden sonra hesabı hepimiz **paylaştık** ve kendi payımızı ödedik.
How should we divvy up the work on this project?
Bu projedeki işleri nasıl **paylaşmalıyız**?
If we divvy up the tasks, we'll finish much faster.
Görevleri **bölüştürürsek**, çok daha hızlı bitiririz.