¡Escribe cualquier palabra!

"dissipating" en Turkish

dağılmaktayok olmakta

Definición

Yavaşça yok olmak ya da tamamen kaybolana kadar dağılmak. Genellikle duman, bulut veya duygular için kullanılır.

Notas de Uso (Turkish)

Bilimsel, hava durumu ya da duyguların anlatımında resmi veya betimleyici şekilde kullanılır. 'fog', 'smoke', 'crowd', 'energy', 'fear' ile beraber sık geçer ve yavaş bir süreci anlatır.

Ejemplos

The fog is slowly dissipating from the valley.

Vadideki sis yavaş yavaş **dağılmakta**.

Her anger was dissipating after the conversation.

Konuşmadan sonra onun öfkesi **yok olmakta**ydı.

The smell of food is dissipating now that the window is open.

Cam açıldığı için yemek kokusu artık **dağılmakta**.

People started leaving, and soon the crowd was dissipating.

İnsanlar ayrılmaya başladı ve yakında kalabalık **dağılmakta**ydı.

It looked like the storm clouds were finally dissipating.

Görünüşe göre fırtına bulutları sonunda **dağılmakta**ydı.

The tension in the room began dissipating once the manager smiled.

Müdür gülümseyince odadaki gerginlik **dağılmakta**ydı.