"dissipated" en Turkish
Definición
Bir şeyin kaybolduğunu veya dağıldığını (genelde enerji, ısı, para için) anlatır. Kişi için kullanıldığında, aşırı zevk ve sefahat dolu bir hayat yaşayan anlamındadır.
Notas de Uso (Turkish)
'Sefahat düşkünü' kişilere yönelik, resmi ve olumsuz anlam taşır. Nesneler için ise bilimsel ya da teknik bağlamda kullanılır ('enerji dağıldı'). Küçük kayıplar için kullanılmaz.
Ejemplos
The heat dissipated quickly after sunset.
Gün batımından sonra ısı hızla **dağıldı**.
Most of the money was dissipated within a year.
Paranın çoğu bir yıl içinde **dağıldı**.
He led a dissipated life in his youth.
Gençliğinde **sefahat düşkünü** bir hayat sürdü.
By the end of the festival, everyone's energy was dissipated.
Festivalin sonunda herkesin enerjisi **dağılmıştı**.
People whispered about his dissipated lifestyle, but he didn't care.
İnsanlar onun **sefahat düşkünü** yaşam tarzı hakkında fısıldadılar, ama o umursamadı.
Once the excitement dissipated, everyone went home.
Heyecan **dağıldıktan** sonra herkes eve gitti.