"disruptive" en Turkish
Definición
Normal bir düzen ya da faaliyeti bozan, kesintiye uğratan veya büyük değişime yol açan şey. Hem davranışta hem yenilikte kullanılır.
Notas de Uso (Turkish)
'disruptive behavior' yani rahatsız edici davranış, 'disruptive technology' ise sektörde yenilik yaratan teknoloji anlamında kullanılır. 'disturbing' gibi rahatsız edici anlamında değildir.
Ejemplos
Loud noises can be disruptive in a classroom.
Sınıfta yüksek sesler **rahatsız edici** olabilir.
His disruptive behavior made it hard for others to focus.
Onun **rahatsız edici** davranışları başkalarının odaklanmasını zorlaştırdı.
Some new inventions can be disruptive to old industries.
Bazı yeni icatlar eski endüstriler için **bozucu** olabilir.
The kids got a bit disruptive during the long meeting.
Uzun toplantı sırasında çocuklar biraz **rahatsız edici** oldu.
Electric cars are seen as a disruptive force in the auto industry.
Elektrikli arabalar otomotiv sektöründe **bozucu** bir güç olarak görülüyor.
Sorry to be disruptive, but I have an urgent question.
**Rahatsız ettiğim** için üzgünüm ama acil bir sorum var.