¡Escribe cualquier palabra!

"disparate" en Turkish

farklıbütünüyle ayrı

Definición

Birbirinden tamamen farklı, karşılaştırılamayacak kadar ayrı olan şeyler için kullanılır. Küçük farklılıklardan ziyade temel farklılıkları ifade eder.

Notas de Uso (Turkish)

Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır. Sıradan küçük farklılıklar için değil, temel ve büyük ayrılıklar için tercih edilir.

Ejemplos

The two cultures have disparate traditions.

Bu iki kültürün **farklı** gelenekleri var.

Science and art are often seen as disparate fields.

Bilim ve sanat genellikle **farklı** alanlar olarak görülür.

He combined disparate ideas into one project.

O, **farklı** fikirleri tek bir projede birleştirdi.

Their backgrounds are so disparate that it's amazing they work together so well.

Onların geçmişleri o kadar **farklı** ki birlikte iyi çalışmaları şaşırtıcı.

We need to bring together disparate groups to solve this problem.

Bu sorunu çözmek için **farklı** grupları bir araya getirmemiz gerek.

Despite their disparate opinions, they reached an agreement.

**Farklı** görüşlerine rağmen anlaşmaya vardılar.